Günümüzde hepimizin yetişmesi gereken yerler, acele etmesi gereken işler ve koşuşturarak tamamlaması gereken şeyler var. Bu olabildiğince hızlı ilerleyen, bazen de yaşamamıza istediğimiz gibi yön vermemize bile engel olan dünyada, her birimizin hatırlaması gereken iki önemli deyiş var: Carpe Diem ve Memento Mori. Peki anlamları ne ve bizim yaşadığımız dünyada ne anlam ifade ediyorlar?

 Latince kökenli Carpe Diem kelimesini neredeyse hepimiz Ölü Ozanlar Derneği’nden biliriz; Robin Williams’ın canlandırdığı bu karakterin öğrencilerin bakış açılarını nasıl değiştirdiğini hatırlarız. “Anı Yaşa” anlamına sahip olan bu sözcük, yüzyıllardır insanların farkındalık kazanmasına yardımcı olmuştur. Hiçbirimiz hayatlarımızın kontrolünü asla tamamen ele geçirmeyeceğimizi kabullenmeliyiz, her gün farklı etmenler tarafından şekillenen ve sürekli bir değişim içinde olan insan toplulukları halinde yaşıyoruz. Kendi hayatımız için sahip olduğumuz planları ya da gerçekleşmesini istediğimiz hayalleri mümkün kılmak tamamen bizim elimizde olmasa da denemek yalnızca bizim elimizde.

 Carpe Diem, zamanın tadını çıkarmamızı ve yaşadığımız güne odaklanmamızı sağlayacak bir deyiş; basitçe şu anda içinde bulunduğumuz zamanın değerini kavrayıp gelecek için fazla endişelenmememiz gerektiğini savunuyor. Geçmişimizi değiştirmek günümüzde mümkün olmayacağı için sürekli eski günleri düşünerek hüzünlenmek, şu anda sahip olabileceğimiz tüm yaratıcılığı da azaltır, iyisiyle kötüsüyle geçmişte yaşadıklarımızı ansak da aslında tüm gerçekliğin şu an tekrar yaratıldığını hatırlamak zorundayız. Aynı şekilde, sürekli gelecek hakkında kaygılara sahip olmak da geleceğimizi aslında şu an yaptıklarımızla şekillendirdiğimiz fikrini bize unutturur. Carpe Diem’e göre, içinde bulunduğumuz anı olabildiğince kaliteli yaşamaya çalışmak, hatırlamamız gereken en önemli şey çünkü içinde bulunduğumuz zaman asla tekrar yaşanmayacak ve bu düşünce onu ölümsüz kılmanın tek yolu.

 Carpe Diem’in üzerimizde yarattığı olumlu havanın tersine bizleri genellikle karamsar bir ruh haline sokan ama hatırlanması oldukça önemli olan bir başka deyiş ise Memento Mori. “Ölümü Hatırla” anlamına gelen bu söz, insan tarihinin temelindeki iki temel olguyu, doğum ve ölümü bizlere bir kez daha anımsatıyor. Orta çağlarda bile bazı şölenlerde kralların, soytarıların, dilencilerin, soyluların hep birlikte iskeletlerle dans ettiklerini ve eğlendiklerini; böylece de ölümde sınıf, din, dil ve ırk ayrımı olmadığını vurguladıklarını biliyoruz.

 Memento Mori, aslında Carpe Diem’in öteki yüzüdür, ölümün doğduğumuz andan beri kaderimiz olduğunu ve eninde sonunda bizi almaya geleceğini hatırlatır. Genelde farklı düşünceler olarak algılansalar da ikisi de aynı amaca hizmet eder. Sahip olduğumuz bu yaşamın sonlanacağını asla unutmamalı, böylece günümüzü ve dolayısıyla yaşamımızı güzelleştirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. İleride yaparız diye ertelediğimiz şeyler ya da daha sonra konuşuruz diye henüz aramadığımız kişiler, zamanı geldiğinde orada olmayabilirler; dolayısıyla ertelemek yerine harekete geçmek ve anın tadını çıkartmak, her birimize insan olduğumuzu hatırlatacak en değerli şey.

 Hemen şimdi aramanız gereken birisini arayın ya da sizi hayallerinize bir adım daha yaklaştıracak çalışmalarınıza başlayın. Unutmayın, bu yaşam sizin sahip olduğunuz tek şey ve harekete geçmek yalnızca sizin elinizde!